24 Ağustos 2012 Cuma

The Last Exorcism-Son Ayin-2010


Orijinal Adı; The Last Exorcism
Yapım; ABD,Fransa-2010             
Tür; Korku, Gerilim,Şeytan Çıkartma
Yönetmen;Daniel Stamm
Oyuncular;Ashley Bell, Caleb Landry Jones,Irish Bahr,Louis Herthum




Peder Cotton Marcus, şeytan çıkartmak için gittiği çiftlik evinde; daha önce karşılaşmadığı kadar güçlü bir kötülükle karşılaşacaktır. Çiftlik evinin küçük kızı; bir şeytan tarafından ele geçirilmiş ve hakimiyeti eline almıştır. Ailesi ve Peder Marcus şeytanın gücünü anladıklarında geri dönülmesi imkansız bir yola girmişlerdir bile.



23 Ağustos 2012 Perşembe

Sizi Zombilerden Bile Koruyabilecek Ev Tasarlandı


















KWK Promes adlı Polonyalı bir firma tüm güvenlik ihtiyaçlarına hitap edecek bir ev tasarladı. Öyleki evin hareket eden duvarları sayesinde evinizin 4 cephesi de duvarlarla örülmüş hale gelebiliyor. Zombi severlerin, zombi evi olarak adlandırdığı bu ev, gerçektende sizi her türlü zombi saldırısından koruyabilecek bir tasarıma sahip.
Normal halindeyken oldukça şık bir tasarımı olan evde daha çok şeffaflığa önem verilerek ön cehpenin tamamında cam kullanılmış. Bu geleceğin evinde genel olarak modern çizgilerin hakim olması da gözden kaçmayan bir detay. Şimdi den internette fenomen haline gelmiş bu ev, korku severlerin özellikle de zombi severlerin ilgisini çekiyor. Siz de gelecekte zombi salgının olacağına inanlardansanız, bu ev tam da size göre tasarlanmış. Güvenli moda geçtiğinde evin tüm cepheleri kapanıp adeta rubik küpüne dönüşüyor. Firma evlerinin son derece güvenli olduğu konusunda iddialı. Güvenlik konusunu paranoyaklık derecesinde önemseyen insanların giderek artışta olduğunu da göz önüne alırsak, yakın gelecekte bu evden yaptıranların sayısı azımsanmayacak kadar çok olacaktır.

22 Ağustos 2012 Çarşamba

The Horde - La Horde - 2009













Orijinal adı: La Horde
Yapım: 2009 Fransa
Tür: Korku, Gerilim, Aksiyon
Yönetmen: Yannick Dahan, Benjamin Rocher
Oyuncular: Claude Perron, Jean-Pierre Martins, Eriq Ebouaney
Süre: 90 Dakika


Fransa’da bir gece yarısı, polis timi suçluların evine baskın yapar. Fakat işler tahmin ettikleri gibi gitmeyecektir. Baskın sırasında polisler ve suçlular arasında çatışma çıkar. Bu çatışmanın akabininde nerden geldiği belli olmayan bir zombi istilası başlar.

La Horde birçok korku filmi severin dikkatinden kaçan kıyıda köşede kalmış bir yapım. Fakat kıyıda köşe kalmayı hak edecek kadar kötü bir yapım değil. Birçok zombi filminde görmeye alışık olduğumuz kapana kısılmış insan teması üzerine kurulu bir film.

21 Ağustos 2012 Salı

Kanlı Bayram Ziyareti...


Normal bir sabahtı, hava normaldi; bir bayram sabahıydı. Her şeyin normal olduğu o bayramın ilk günü tek garip olan o müstakil, iki katlı evdi. İçinde telaşlı, yaşlı kadın bir yandan koşturuyor bir yandan ağlıyordu. Kocası olmadan geçireceği ilk bayramdı sonuçta ve tabi birde sabah olanlar... Aslında tam olarak öyle denilemezdi yani kocası olmadan geçirdiği ilk bayram olmayacak gibiydi; her şeyin normal olduğu o gün, ev bir garipti. Yaşlı kadın bu sabah farklı uyanmıştı. Bir el onu nazikçe okşamıştı. Bunu hissetmişti. Kalkmıştı; banyoya yüzünü yıkamaya gittiğinde eşinin kaldırmaya kıyamadığı tıraş takımının; tıraş köpüğü kokusu çarptı burnuna, içini açtı yeni temizlenmişti. Bir yandan bu olanları anlamlandıramayan yaşlı kadın, bir yandan korkmuştu da… Bugün çocukları gelecekti.2 ay önce ölen babalarının cenazesine gelmeyen evlatları. Ve ev bir garipti bugün. Dışarısı günlük gülistanlık gözükse de evin üstünde dağılmayacak gibi duran kasvetli bir sis bulutu vardı sanki… Bugün normal değildi, bugün farklıydı…

20 Ağustos 2012 Pazartesi

Şekerci Kadın


Yine bir bayram gelmişti. Şekerci kadın yine yırtık pırtık elbisesiyle sokağın köşesinde durmuş mahallenin çocuklarına şeker dağıtıyordu. Çocuklardan birinin annesi balkondan oğluna bağırdı: “Sakin alma o kadından şekerleri, nereden geldiği belli olmayan pis şekerleri yediğini görürsem kemiklerini kırarım senin.”
Bir başkasının annesi koştur koştur gelip çocuğunu kadının yanından çekiştire çekiştire götürerek:
 “O pis kadının şekerleri yenmeyecek demedim mi sana.” Diyerek tokatı patlattı.

Mahallenin manavı sesleri duyup geldi. Çocukları eliyle savuşturup şekerci kadını itti. Kadın itmenin etkisiyle yere düştü.  Kendinden geçti. Zaten yırtık olan eski kıyafetleri iyice toza toprağa bulandı.
Manav “Kadın sana bir daha çocuklara şeker vermeyeceksin demedim mi? Laftan anlamaz mısın sen? Tamam, evin barkın yok diye iyi davranıyoruz ama insanı da dinden imandan çıkarma. Tövbe tövbeee…” diyerek geri döndü.

19 Ağustos 2012 Pazar

Unutulanların İntikamı...

Herkesin ağzında bir 'eski bayramlar'... Ben 62 yaşında birisi olarak buna katılmayan belki tek insanım. Sebebini anlattığımda bana katılacak kimse olmayacak.Yine bizim deli saçmalıyor diyecekler. Ama gördüklerim şu yavaş yavaş sönen hayatım kadar gerçek. O gün kokusunu aldığım kan, şu an bu hastahane odasında ki ilaçların kokusundan daha baskın ve gerçekçi. Gördüklerim... Gördüklerimin inanılır bir yanı olmazdı belki benim için bile; eğer 40 yıldır aynı olayı sanki yaşıyormuş gibi anımsamasam. Ama dedim ya gerçek... Gerçek olmasaydı veya inanmasaydım yıllarca deli muamelesi görmeyi göze almazdım... Şimdi anlatacaklarım ne 22 yaşında ki bir delikanlının saçma sözleri, ne de hastahane odasında ilaçlara mahkum 62 yaşında ki bir bunağın hikayesi. Bu tamamen gerçek bir hikaye...

18 Ağustos 2012 Cumartesi

Korku Treni Bayramda da Sizlerle...




Korku Treni ekibi bayramda da paylaşımlarıyla sizlerle... Korku Treni ekibinin başarılı yazarları Nikarawas ve Hades Kharon sizler için yeni hikayeler yazdı. İyi bayramlar...

17 Ağustos 2012 Cuma

17 Ağustos...


Merhabalar; bu yazacağım, hikaye veya film incelemesinden çok öte bir yazı. Bizim bu siteyi kurarken ki amacımız gerçekleşme ihtimali verdiğimiz ve gerçekleşmiş olan; korkulardan,acılardan sizlere birer demet sunmaktı. Ama bugün 17 Ağustos... Bizim burada yazabileceğimiz tüm yazılardan daha fazla acı ve korku içeriyor bu tarih. 1999 yılında olan depremden bahsediyorum... Her ne kadar fiziki hasarı giderilmiş yeni yaşamlar filizlenmiş olsa bile; hala kapanmayan nice yara var. Deprem birkaç saniyelik bir doğal afet; ama insanlarda bıraktığı izler; hayatların sonuna kadar taşınıyor. Buradan tüm 17 Ağustos mağdurlarına geçmiş olsun dileklerimizi iletirken; arkasında silinmez acı ve korkular barındıran bu tür olayların bir daha asla yaşanmamasını umuyoruz...

Korku Treni Ekibi...

Mezarlık Bekçisi...


Hayat ne garip değil mi? Ölmek için yaşıyoruz. Herkes bir şekilde ölüyor. Bizim ülkemizde toprağa gömülüyor, bazı ülkelerde yakılıyor… Ama fark etmiyor. Yine ölmüş oluyorsun,yine yok oluyor bedenin. Arkada sözde seni ifade eden bir mezar taşı bırakıyorsun yeterince paran veya mevkin varsa. Altından da olsa mezar taşın bitiyor hayatın.Ama hayatın bitiyor sadece. Ölmekle bitmeyen bir çok şey var; insanların gözden kaçırdığı. Ben bunu birincil kişi olarak gözlemledim…

16 Ağustos 2012 Perşembe

Özendiğimiz Hayatlar...(3)


Geldik son hikayeye.İyi okumalar...



Zenginler, hemde çok. Atalarının '' o '' mesleği yaptığı günlerden bu yana miraslarını katladı sürekli, Koparanoğlu ailesi..Gerçek soy adları bu değil. Gerçek soyadlarını sağır biri bile ‘duysa’ tanır çünkü.Soyları bizim bildiğimiz 1700lere kadar gidiyor. Dedeleri deyip, köşklerinin her yerinde resmi bulunan kişi, dönemin sultanlarının cellatlığını yapmış, ondan öncesinde savaşlarda yaptıklarıyla ünlü bir asker. Yaptıkları derken kahramanlık hikayeleri beklemeyin.Esir askerleri çekiçle zevk için parçalamak, savaş sırasında özellikle öldürücü değil bayıltıcı darbeler kullanarak,devamında yavaş yavaş öldürmesi; yaptığı şeylerin yanında basit kalan örnekler. Çok eski zamanlardan kalma belgelerde bile ismi çokça geçer.

Jean-Christophe Grange'in Yeni Kitabı:KAIKEN


Jean-Christophe Grange'nin yeni kitabı Kaiken'in Fransa'da 3 Eylül de yayımlanması bekleniyor. Kitabın konusu hakkında yeni yeni bilgiler ortaya çıkıyor. Grange'in son kitabı Sisle Gelen Yolcu büyük satış rakamları elde etmiş; ama bazı kesimlerce eleştirilmişti. Yeni kitabı Kaiken çok ses getireceğe benziyor...

İçimdeki Şeytan - The Devil Inside - 2012














Orijinal adı: The Devil Inside
Yapım: 2012 ABD
Tür: Korku, Gerilim, Gizem
Yönetmen: William Brent Bell
Oyuncular: Fernanda Andrade, Simon Quarterman,  Evan Helmuth
Süre: 83 Dakika

Film 1989 yılında 911’e yapılan son derece ürpertici bir telefon çağrısıyla başlıyor. Arayan Maria Rossi (Suzan Crowley) adında bir kadındır ve üç kişiyi öldürdüğünü söyler. Olay yerine gelen ekipler iki rahip ve bir rahibenin vahşice katledilmiş olduğunu görürler ve bu vahşi cinayetlerin sorumlusu ise çağrıyı yapan Maria Rossi’dir. Aradan yirmi yıl geçtikten sonra Maria Rossi’nin kızı bu cinayetlerin asıl sebebinin başka bir şey olduğuna o gün o evde iki rahip ve bir rahibenin bulunmasının bir nedeni olması gerektiğini düşünür ve araştırma yapmaya başlar. Araştırmasına ise annesinin İtalya’da yattığı Centrino Akıl Hastanesinden başlar.

15 Ağustos 2012 Çarşamba

O - IT - 1990 (Stephen King)


Orjinal Adı; IT
Yapım; ABD-1990
Tür; Korku-Gerilim
Yönetmen;Tommy Lee Wallace
Oyuncular;Tim Curry, Tim Reid, Jonathan Brandis, Brandon Crane, Emily Perkins,Richard Thomas
Süre;192dk

ABD’nin küçük bir kasabasında tam 30 yıl sonra çocuklar tekrar kaybolmakta veya canice öldürülmektedir. Polis eli kolu bağlı halde sadece olayları izlemektedir.Ama bir kişi neyin döndüğünün; tüm bunlara kimin sebep olduğunun farkındadır. Mike Hanlon tüm gizli kalmış korkuların geri döndüğünün bilincindedir. 30 yıl önce ki sözlere güvenerek ‘O’ nu yenebilecek insanları tekrar bir araya toplamaya çalışır. Ama hiçbir şey düşündüğü kadar kolay olmayacaktır...

Jean-Christophe Grange İstanbul'a Geliyor


Kızıl Nehir, Taş Meclisi, Sisle Gelen Yolcu gibi romanları ile tüm dünyada yüzbinlerde satan en çok satanlar listesinde uzun süre kalmayı başaran ünlü yazar Jean-Cristophe Grange, 5-6 Aralık tarihinde İstanbul'da gerçekleştirilecek 13. Pazarlama Zirvesi'nde ilham veren öyküsünü katılımcılar ile paylaşacak.

İçimizden Hikayeler: Sakinli Kasabası (1)


İlk hikayemizde adı kadar sakin olmayan Sakinli Kasabası'na konuk oluyoruz. Sakinli Kasabası, İç Anadolunun kuzey doğusunda ulaşımı zor, kimsenin kolay kolay yolunun düşmediği sadece oralı olanların bildiği küçük bir kasabadır. Kasabada normal şeyler gibi görünen bazı olayların perde arkasını sizlere aktaracağız. İlk hikayemizin ilk olayını, bu kasabada yaşayan bir bir katilin ağzından dinleyeceğiz:

The Walking Dead Viral Tanıtımı: Zombiler Aramızda




Korku dizileri arasında en çok hayran kitlesine sahip olan dizlerden biri olan The Walking Dead 'de yeni bir viral tanıtım.

İçimizden Hikayeler



İçimizden Hikâyeler… Bu seri basit hayatların aslında o kadar da basit olmadığını konu alıyor. İçinde birçok hikâye ve hikâyeler de birçok seriden oluşacak. Uzak diyarlarda hiç gitmediğimiz yerlerin tanımadığımız insanların hikâyeleri olacak bunlar.

14 Ağustos 2012 Salı

Özendiğimiz Hayatlar...(2)


Merhabalar tekrardan. Hikayenin ikinci serisinde parça parça 3 hayattan bahsedeceğim.İyi okumalar.


Mehmet; Şu an kendisi büyük bir futbolcu. Gerçek ismini değiştirdi yıllar önce. Ama biz ondan bahsederken Mehmet diyeceğiz. Orta halli bir ailenin haylaz,asi çocuğuydu. Yazları gittiği kamplarda futbolcu olmayı aklına taktı. Babası asker kökenli sert bir adamdı. İdmanlar o yüzden ona zorlu gelmiyordu. Çocukken 7 yaşlarında bir idmanda kafası kale direğine çarptı. 3 gün komada kaldı. Uyandığında eski Mehmet değildi. Artık bir sırrı vardı; Allah’ın onun için gönderdiği-ni düşündüğü ama aslında var olmayan- bir cin ile konuşabiliyordu!

Yedinci Ay - Seventh Moon - 2008













Orijinal adı: Seventh Moon
Yapım: 2008 - ABD
Tür: Korku, Gerilim
Yönetmen: Eduardo Sánchez
Oyuncular: Amy Smart, Dennis Chan ve Tim Chiou
Süre: 87 Dakika


Melissa ve Yul balaylarını geçirmek için Çin’e gelirler. Çin Mitolojisine göre ay takviminin yedinci  ayında ölüler cehennemden bir geceliğine dünyaya gelir. Ve bu inanca göre de ay takviminin yedinci ayında Çin’de çeşitli festivaller düzenlenerek çeşitli adaklar adanır büyük eğlenceler düzenlenir. Melissa ve Yul festivale katılıp eğlenerek balaylarının çok güzel geçtiğini düşünmektedirler. Ama sandıkları kadar güzel devam etmeyecektir. Akşam dönüş yolunda rehberleri onları ıssız bir yolda bırakıp kayıplara karışacak ve cehennemden gelen ve son derece aç olan ölülerle baş başa kalacaklardır.

13 Ağustos 2012 Pazartesi

En Çok Kazanan Yazar Patterson Oldu.

Forbes dergisi, gerilim romanları yazarı James Patterson'un geçen yılın en çok kazanan yazarı olduğunu açıkladı.


65 yaşındaki Patterson'un 2011-2012'de yayımladığı 14 yeni kitabından 94 milyon dolar kazandığı tahmin ediliyor.

İdam Yöntemleri... (1)

Merhaba tüm Korku Treni takipçileri. Bugün sizlere tarihte ki ve günümüzde ki idam yöntemlerini dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım. İki seri şeklinde düşündüğüm yazının bu ilk bölümünde daha bilindik yöntemleri anlatacağım. Olabildiğince görsellerle süsleme çalıştıysam da bazı yöntemlere dair görseller maalesef tam uyuşmayabiliyor.

*Kafa Kesme; İlk olarak en çok bilinenlerden ve benim favorilerimden birisiyle başlıyoruz. Kafa kesme Avrupa da 16. yüzyılın sonlarına doğru kullanılmaya başlanmıştır. Fransız Devrimi yıllarında giyotin celladın yerini almıştır. Her ne kadar 16. yy sonları Avrupa da

Supernatural Hayranlarına Müjde!


Supernatural severlere müjde niteliğinde bir haber: Jensen Akles ve Jared Padalecki 9. ve 10. sezon için sözleşme imzaladıklarını açıkladılar.
Hayranları dizinin 8. sezonunu iple çekerken, basına 9. ve 10. sezonun da geleceği dedikodusu yansımış ve sevenlerini büyük bir heyecan sarmıştı.

12 Ağustos 2012 Pazar

Onlar - Ils - Them - 2006
















Orijinal adı: Ils
Yapım: 2006 Fransa
Tür: Korku, Gerilim
Yönetmen: David Moreau, Xavier Palud
Oyuncular: Olivia Bonamy, Michaël Cohen ve Adriana Mocca
Süre: 77 Dakika

Lucas (Michaël Cohen) ve Clementine (Olivia Bonamy) şehirden uzakta ormanın içinde büyük bir evde yaşayan bir çifttir. Clementine bir okulda Fransızca öğretmenidir, kocası Lucas ise yazardır. Bir gece yarısı Lucas ve Clementine uyurken evlerinin dışından gizemli bir ses gelir. Clementine evlerine birinin girdiğinden şüphelenir ve bu şüphesinde de haksız değildir. Onlar artık yalnız değildir.

Kabus


Sophia eşinden yeni boşanmış genç bir kadındır. Küçük kızı Helena' yı da yanına alır ve hayatından yeni bir sayfa açmak için başka bir kente taşınır. Fakat taşındıkları yeni evin geçmişteki gizemli sırlardan habersizlerdir. Zira tüm apartman bir şekilde lanetlidir ve küçük Helena' nın süt dişlerinin teker teker düşmesiyle birlikte, bu evde saklanan korku dolu gizemler de tek tek açığa çıkmakya başlar. Durumu baştan anlamlandıramayan ve geç farkına varan Sophia içinde yaşadıkları kabustan kurtulmanın yolunu arayacaktır.
24 Ağustos 2012 de vizyona girecek olan İtalya sinemasının yeni  korku ve gerilim türündeki filmin yönetmenlini ilk uzun metrajlı filmini 2006 yılında çeken Christian Bisceglia üstleniyor. Filmin başrollerinde ise Harriet MacMaster-Green, Sabrina Jolie Perez ve Paolo Paoloni yer alıyor.

Özendiğimiz Hayatlar... (1)


Merhaba tüm Korku Treni okurları. Yazdıklarım ve yazacaklarım hikayeden öte değil  diye düşünebilirsiz. Amaç bir yerde bu zaten. Ama zihnimizin ücra noktalarına iyi bakalım. Neler yatıyor? Çocukluğunda psikozlar geçiren, korkutucu halüsinasyonlar gören tek ben veya arkadaşlarım değil; bunu net olarak biliyoruz. Bir de şu durum var ki aslında pek çok şey göründüğü gibi değil. Mesela komşunuzun evinden gelen tıkırtılar belki bir kemik testeresine ait. Ya da birisiyle konuşurken arkada gelen şeyler aslında tv sesi olmaktan çok uzak; belki gerçek bir cinayet işleniyor. Gerçek hayattan örnek vermek gerekirse Ümraniye Sapığının 3 kızı vardı. Hiç beklenmeyen bir insandı. Seri katiller yine öyle. Her şey göründüğü gibi değil. Peki ya gözümüzü önünde akıp giden hayat? Ya o da sadece maskelerle donatılmış bir yaşamsa? Bende işte 3 seri olarak düşündüğüm bu hikayelerde hayatlardan kesitler vermeye çalışacağım. Bu kesitler en göz önünde olan yaşamlardan gelecek; ünlülerden! Belki de sizlere de; gösterdikleri hayatlar, benim kurguladığımdan daha az gerçekçi gelecek… İyi okumalar…